Sn. Necati Doğan ile Röportaj

Ziraat Mühendisi Sn. Necati Doğan dergimize konuk oldu ve yeni yatırımlarından, tohumculuk sektöründen bahsetti.

07/14/2015
Okunma: 3150

SN.NECATİ DOĞAN İLE RÖPORTAJ

Afyon’da faaliyetlerini sürdüren Doğa Tarım şimdi, buğday ve arpa tohumu yetiştirme işleme tesisini Uzunoğlu Tarım ismi ile kuruyor. Firma yetkililerinden Ziraat Mühendisi Sn. Necati Doğan dergimize konuk oldu ve yeni yatırımlarından, tohumculuk sektöründen bahsetti.Tohumun tarımın temelini inşa ettiğini ve iyi tohumun verimin tek garantisi olduğunu belirten Necati Doğan röportajını keyif ile okuyacaksınız.

Öncelikle bizlere kendinizden ve firmanızdan bahsedebilir misiniz?

2004-2012 arası kamuda Ziraat Mühendisi olarak görev yaptım.2011 ayının Ağustos ayı itibari ile Doğa Tarım şirketinin sahibiyim. Tohumculuk sektörü olarak bakarsak şu anki ticaret yaptığımız firmamızın ismi Uzunoğlu Tarım. İşimizin içerisinde zirai ilaç, gübre ve alet ekipman üzerinde satışlarımız ve ticaretimiz var. Aynı zamanda Uzunoğlu Tarım olarak bir çok büyük firmanın tedarikçiyiz. Buğday ve arpa tohumluğu yetiştiriyoruz. Onun dışında patates ile de uğraşıyoruz.

Ürün olarak sadece Buğday ve Arpa ile mi uğraşıyorsunuz?

Bizim işimiz Buğday ve Arpa üzerine ilerliyor. Yeni gireceğimiz sektör olarak, çitlemelik ay çekirdeği, kabak çekirdeğini söyleyebiliriz.

Yıllık tonajlarınız ne kadardır?

Şu ana kadar tedarikçi olduğumuz için rakamlar yaklaşık 2000 2500 ton civarındaydı. Bu tesisi kurarak artık kurumsallaşıyoruz. Tedarikçi yönümüzü devam ettireceğiz hemde kendi marka değerimizi yaratarak büyüyeceğiz. Hedefimiz 5000 ton. Ağırlığı arpa tohumluğu olmak üzere arpa ve buğday tohumluğu çalışacağız.

Ürünleri siz mi yetiştiriyorsunuz?

Çoğunluğunu kendi arazilerimizde yetiştiriyoruz. Sertifikalı tohum üreteceğiz Veya şahsımın danışmanlığını yaptığı modern çiftçilerle sözleşmeli üretim usulü ile tapacağız.

Tarımın her kolunda varsınız.

Evet. Bizler çiftçiyiz, köylüyüz, ziraat mühendisiyiz aynı zamanda çiftçinin hemen hemen her girdilerini temin ediyoruz. Tarımın her kolunda varız. Bizim şirketimizin geçtiğimiz 3-4 yıllık önüne koyduğu planda 4 tane üretim materyali belirledik. Bunlardan birincisi mısırdı. Gerekli işlerimizi yaptık. Bunlar kurutma tesisi, paketleme tesisi idi. Sonraki ürünümüz patates idi.Onunla ilgili çalışmalarımız tohumluk firması oluşumu ile beraber sona gelmek üzere.En önemli ve o günden itibaren düşündüğümüz hususlardan bir tanesi sertifikalı hububat tohumluğu idi.

Bu ürünleri seçmenizin sebebi neydi ?

Bizi bu noktaya müşterilerimizin talepleri getirdi. Bizden memnun kalmışlar demek ki. Malum son yıllarda hububat tohum sektörü ciddi bir artış gösterdi. Bu artış ile beraber maalesef kalitesi 

sorgulanmaya başladı. Kalitesi sorgulanınca sektörün adı iyi anılmamaya başladı. Öyle olunca bizde kendi göbeğimizi kendimiz keselim dedik. Yaklaşık 10-15 yıldır şahsımın bir geçmişi var. Beraber hareket ettiğimiz ağabeylerimizin daha çok eski geçmişleri var. Arazimiz, çitçilerimiz, imkanlarımız, tesislerimiz, tecrübemiz var.  Ben kendim 10 yıldır selektör tohum temizleme üzerine önce hobi olarak başlayıp sonradan sonraya zevk aldığım profesyonel hareket ettiğim bir iş haline dönüştü.

Akyurek Technology firmasını seçme sebebiniz neydi?

2004 yılında Emirdağ Ziraat Odasında görev yaparken o zaman selektörler revaçta değil.Biz bu işe başladık.Değişik firmalardan değişik alımlar yaptık. Türkiye’deki bir çok firma ile tanıştık. Ama şu an buradayız. Hatta bundan birkaç yıl önce benim yakın dostlarımdan birine yine Akyurek Technology’den tesis kurduk. Buraya gelmemizin en önemli sebeplerinden bir tanesi karşımızda kurumsal bir firmanın olması.  Kurumsal olduğu kadar da kişisel dostlukları ve samimiyeti üst düzeyde tutan başta Ümit Akyürek olmak üzere bizi sıcak karşılayan, konuştuğumuzu anlayan,söylediklerimize değer veren makineden gelen sesi dinleyen bir firma var karşımızda.Bunun yanında firmanın kendini kabul ettirmişliği, servis olanakları, makinelerinin kalitesi ve her yıl ar-ge ye yaptığı ciddi bir yatırım var. Bunları üst üste koyduğumuz zaman çok zorlanmadık buraya gelmek adına. Bugün halihazıra bir sözleşme imzalayacağız. Yaklaşık 1,5 gündür ar-ge üzerine konuşuyoruz, artılarımız eksilerimiz üzerine konuşuyoruz 15 dakika pazarlık yapıyoruz.

Bu neden böyle oldu?

Birincisi benim buraya ilk gelişim değil. İkincisi ne aldığımı biliyorum. Üçüncüsü fiyatını kestiriyorum. Dördüncüsü güveniyorum. Bu şirket bana bunun bedeli bu dediği zaman ben onu çok sorgulamıyorum. Piyasadan yüksek de gözükse bazı fiyatları o yüksek kısmın adını koymakta zorlanmıyorum. Başka yerlerde başka türlü söylenebilir ama bu benim için kalitedir. Yüzde 10 yüzde 20 pahalı olması ki daha fazla değil. Dışarıdan bakıldığı zaman onlar pahalı satar diye bir hava var. Tam tersi. Çoğu zaman ekonomik bile oluyor.

Türkiye’deki tohumculuk sektörü hakkında neler düşünüyorsunuz?

Türkiye tohumculuğu ve Türkiye tarımı serbest bırakılmayı bekleyen ve sürekli gerilen bir yay gibiydi. Özellikle son yıllarda verilen teşvikler, krediler buna benzer bir çok yeni yatırım yapmak anlamında gösterilen desteklemeler. Bunlar yatırımların önünü açtı. İşin teknoloji kısmını çözdük. Yalnız tarla kısmında sınıfta kalıyorduk. Hamdolsun dünya globalleşti. Dünyanın öbür ucuna gidip öğreniyoruz, olmayanı getirebiliyoruz, ithal veya ihraç edebiliyoruz. En düzgün tohumu Avrupa içerisinde Türkiye yapar hale geldi. Bilinmeyen bir gerçek var. Avrupa’nın birçok tohumda büyük firması Türkiye’de yatırım yapar.Eskiden gelirlerdi buraya şantiye kurarlardı, arazilerde işleme yaparlardı, ham mamulü alırlardı yurt dışından gelip tesisler kurarlardı ve kendileri bize güvenmeden yaparlar, gelir yine bize satarlardı. Şimdi Türkiye’ye geliyor. A.ş adında yeni bir Türk şirketi kuruyor. İşleri bize teslim ediyorlar. Biz onların istediği kalitede ürünü rahatlıkla yetiştirip teslim edebiliyoruz. Tohum tarımın temeli. Yanlış tohum kullanılırsa tekrar düzeltilmesi mümkün olmayacak bir hata olabiliyor. Doğru tohum verimin tek garantisi var. İyi tohum kullanmak.

Çiftçimizi bu konuda bilinçlendirmek için neler yapmalıyız?

Çiftçinin bilinçlendirilmesi yönünde son yıllarda hem devletimiz ciddi özen gösteriyor hem artık bu iş özel sektör ağırlığında. Özel sektör eskiden çiftçiye mal satmak için uğraşırdı. Fakat şimdi çiftçiyi belli bir noktaya çıkartıp sonra mal satmaya başlıyor. Ben bugün bilgi sahibi olan bir çiftçimiz ile bilgi sahibi olmayan bir çiftçi arasında belli kararları verdirmekte çok zorluk çekiyorum. Bizler bunları gösteriyoruz. Görsel ve yazılı basın çok iyi kullanılıyor. İnternet artık köylerimizin en ücra köşelerine kadar uzanmış durumda. Geçtiğimiz yıllarda kalite çok pahalıydı. Tohumculuk sektöründe söylenecek en güzel laflardan bir tanesi şudur: Kalite olması gereken rakamına ulaştı. Bunun en büyük nedeni devlet teşvikidir.Türkiye tohumculuğu hızla ilerliyor,ilerleyecek. Bugün Türkiye kendi patates tohumunu üretiyor. Sebze tohumlarının çok büyük bir kısmını üretir duruma geldi.


Create Account



Log In Your Account