Sn.Mesut YEDİLER ile Röportaj

Mesut Kuruyemiş’in bu başarısının ardındaki isim Mesut Yediler bu sayımıza konuk oldu. Bizlere sektör konusunda bilgiler verdi.

09/15/2015
Okunma: 4353

SN.MESUT YEDİLER İLE RÖPORTAJ

1933 yılında ALTINFİL adı altında Şekerci Tahir Çavuş tarafından lokum ve şekerleme üretimine Gaziantep\'imizin eski bir yerleşim merkezi olan Şehreküstü Elmacı Pazarı civarında ufak bir atölyede üretime başlamıştır. Üretiminin ilk yıllarında aile fertlerinin azim ve gayretli çalışmalarıyla üretim ve satışı arttırarak il içinde ve il dışında satışlar gerçekleştirerek işletme karlı, kararlı duruma getirilmiştir. Bu aile fertlerinin çalışmaları neticesinde üretim, istihdam ve karlılığı arttırarak işletme varlığını devam ettire gelmiştir. Şekerci Tahir Çavuş\'un 1965 yılında vefatıyla yerine oğlu Şekerci Mehmet Tahir Efendi tek yetkili olmuştur. Azim ve çalışmanın neticesinde işletme daha da büyüyerek işletme üretim ve işçi istihdamını arttırmıştır. 1993 yılında aile işletmeciliğinde yol alınırken Mehmet Tahir Efendi\'nin oğlu M. Mesut Yediler şekerlemenin yanı sıra kuruyemiş imalatını da kurarak hem işletmeyi firma haline getirmiş hem de işçi istihdamını arttırarak karlılığı arttırmış ve kaliteyi ön plana çıkarmıştır. Gaziantep\'imizin kuruyemiş şekerleme gıda sektöründe Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı\'ndan ilk üretim sertifikası alan işletmesi konumuna getirmiştir. Mesut Kuruyemiş’in bu başarısının ardındaki isim Mesut Yediler bu sayımıza konuk oldu. Bizlere sektör konusunda bilgiler verdi.

 

Bizlere firmanızdan kısaca bahsedebilir misiniz?

Firmamız Şekerci Tahir Efendi adı altında Mesut Kuruyemiş olarak da bilinmektedir. Kuruyemiş sektörüne 1993 yılında adım atmıştır. O tarihten önce şeker sektörüne hizmet vermekteydi. 

Hangi ürünleri çalışmaktasınız?

Kuruyemişin tüm ürünlerini köylü ve tüccardan alıp onları eleyip işleyip, kavurup ve paketleyip satışını yurt içi ve yurt dışındaki noktalara yapmaktayız.

Yurt içinde hangi bölgelere satış yapmaktasınız?

Yurt içinde Güneydoğu ve Doğu Bölgelerimiz ağırlıklı çalışmaktayız. Son bir senedir İstanbul bölgesine ürünlerimizi göndermekteyiz.

Yurt dışında hangi ülkelere ihracat yapmaktasınız?

Ortadoğu bölgesi, Avrupa ve Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine ihracatımız vardır.

Son dönemde yaşanan olaylardan ihracatınız etkilendi mi?

Evet etkilendi. Irak ve Suriye bölgesine ihracatımız yok gibi.

En çok sattığınız ürün hangisi?

Ay çekirdeği ve kabak çekirdeği lokomotif ürünlerimizi oluşturmaktadır.

Ay çekirdeğinin son durumu hakkında bizlere bilgi verebilir misiniz?

Bu sene yeteri kadar ürün vardı. Fiyatlar sezon başında ne ise aynen devam etti. Elek altı dediğimiz küçük üründe fiyatlar çok düştü. Diğerleri standart gitti. Bu senede yüzde 20 ekim eksikliği var olduğu söyleniyor ama hava şartlarından dolayı da en az yüzde 20 mal fazlalığı olacak. Bu sene ay çekirdeğinde sıkıntı olmayacak öyle görünüyor.

Başka ürünler hakkında fiyat tahminleriniz var mı?

Kabak çekirdeğinde bu sene ürün olacak, ekimler iyi yapıldı. Bu sene 1-2  lira fiyatlar gevşeyebilir. Bu sene fıstıkta gevşeme oldu, fındıkta olacak. Bu sene ürünler çok pahalanacak gibi durmuyor. Geçen seneye göre biraz gerileyenlerde olacak aynı fiyatı koruyanlarda olacak. Mesela fındık içi 60 liraya kadar çıkmıştı. Şimdi gerilemeye başladı. 2 sene önceki fiyatları yakalayamayabilir. 30-40 lira civarı olacağını tahmin ediyoruz.2 sene önce 13-14 liraydı. Ürünlerin fiyatı yüzde 20-30 civarında gerileyebilir. Fiyatı yükselecek ürün şu anda görmüyorum.

Ay çekirdeği ekiminde son dönem çıkan ürünlerde kalite düşüklüğü gözlemlendiği söyleniyor. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Hasat döneminde yeri geliyor 20-30 kilo alanda var, 100 kilo alanda. En iyisi 200 -250 kilo ürün elde eden var. Hibrit tohumu ile çalışılsa 400 kiloya kadar topraktan ürün alan yerler var. Çiftçinin bilinçli ekim ve sulama yapması lazım. Bunlar bilinçsizce yapılınca toprak yoruluyor ve o ürün artık orada yetişmemeye başlıyor. Ya da ektiğin üründen dönüm başına 200 kilo alacakken 100 kilo alıyorsun. Bence devletin tarım politikası olması gerekir. O zaman bunların önüne geçilebilir. Yoksa bir sene ürün çok kıymetli ve pahalı oluyor bir sonraki sene ürün rezil oluyor.  Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin çekirdeğin fiyatı 1-2 dolar arasındadır. Bizim ülkemizde 3 dolar olurken bir bakıyorsun 1 doların altına düşüyor. Bu da sıkıntı oluşturuyor. Aynı olay yer fıstığı için de geçerli.  Yer fıstığı bu sene müthiş bir şekilde pahalandı. 11-12 liraya kadar çıktı. Ortalama 4 dolar civarındaydı. Dünya ortalaması 2 dolar civarındaydı. Pazar ile bu koşullarda baş edemiyorsun. Ceviz ve Badem ürünlerinde ayrı sıkıntılar var.

Devletimiz özellikle bu ürünlerde bir tarım politikası belirleyip mahsulün ne kadar olduğunu fizibilite etmeli. Burada tarım alanları geniş değil. Parça parça ürün ekiyor ve bunun sonucunda dış etmenlerden dolayı ürünün orjinali de bozuluyor. Yurt dışında belki de 1000 dönümlük yere aynı ürün ekiliyor. O zaman devlet desteğini veriyor.

Ürün bazında devlet desteği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Devlet bazı ürünlere bunlar lüks tüketim deyip destek vermiyor. Halbuki destek verse kendisi daha çok kazanacak. Köylünün ve üreticinin götürdüğü ürünü destek vermesi lazım. Mesela bugün fıstık da da aynı sıkıntılar var. Arada hiç ticaret ile ilgisi olmayan ama parası olmayan insanlar vergisiz, işçisiz para kazanıyor. Alıyor 8, 10 liraya bir ürünü 6 ay-1 sene bekletiyor 20 liraya satıyor. Bunların önüne geçmek için tarladan çıkan ürüne destek vermesi gerekiyor. Ürüne destek verdiği zaman fatura kesilecek ve vergi kaybını önleyeceksin. Hariçten stokçuluk yapan insanların önünü kesmiş olacak. Birde bilinçli ekim yaptırırsan, herkesi yerine göre ürüne göre ekim yapmayı teşvik edersen piyasa daha güzel şartlarda çalışabilir. Mesela ay çekirdeğinde yıllık 150 bin ton ihtiyaç varsa 200 bin ton ay çekirdeği ekimi yapılıyorsa fiyat düşük oluyor. Bir sonraki sene 100 bin ton ekilirse ürünün fiyatı yüksek oluyor. Herkesin kazandığı bir sistemin oluşturulması gerekmektedir.

 

 


Create Account



Log In Your Account